Türkiye 2040’a kadar dünyanın üretim üssü olabilir

Geri Dönüşümcüler ve Geri Kazanımcılar Derneği (GEKADER) Kurucu Başkanı Fatih Eren, üyelerinin hurda atıktan elde ettiği ham madde ihracatından 2022’de 1,2 milyar liralık gelir sağladığını bildirdi.

GEKADER’den yapılan açıklamaya göre, Türk geri dönüşüm sektörü, her geçen yıl büyüme trendini devam ettirirken, geri dönüşüm tesislerinin sayısında ve kapasitesindeki artış da sürüyor.

Birçok Avrupa ülkesini geride bırakan bu başarı ihracat rakamlarına net bir şekilde yansırken, sektörün ilerlemesi, güncel teknolojilerle donatılması ve bu alanda Türkiye’nin dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alması için GEKADER’in çalışmaları devam ediyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen GEKADER Kurucu Başkanı Eren, sektörün, Türkiye’nin ihracat rakamlarına katkı yapan önemli sektörler arasında ilk sıralarda yer aldığını bildirdi.

Binlerce tesis sayısına ulaşmış, dolaylı yoldan yüz binlerce kişiye iş olanağı sağlayan sektörler arasında yer alan geri dönüşüme her geçen gün yatırımcıların ilgisinin arttığını kaydeden Eren, diğer taraftan sektörde faaliyet gösteren şirketlerin büyüme trendini sürdürdüğünü, bu durumun üretim kapasitesine ve buna bağlı olarak KDV üretimi, istihdam ve ihracat gibi alanlarda rakamlara net bir şekilde yansıdığını vurguladı.

“RAKAM 2 MİLYAR TL’YE YÜKSELEBİLİRDİ”

Fatih Eren, Türk geri dönüşüm sektörüne yönelik zaman zaman gerçeği yansıtmayan eleştiriler yapıldığını belirterek, “Türkiye’de faaliyet gösteren geri dönüşüm tesisleri ‘çöp’ ithal eden bir sektör olarak gösterilmektedir. Hiçbir sanayici iş insanı, çöpe attığı bir malzemenin vergisini ve nakliyesini ödeyerek satın almaz. Öte yandan, aslına bakarsanız çöp diye bir şey yoktur. Çöp olarak atılan tüm atıkların bugün yüzde 90’ının Türkiye’de geri dönüşümü söz konusudur. Geriye kalan yüzde 10’luk dilimi ise yine biyokütle tesislerinde yakılarak enerjiye dönüştürülmektedir.” ifadelerini kullandı.

GEKADER çatısı altında ihracat konusunda bir dizi çalışmalar yaptıklarını aktaran Eren, şu bilgileri verdi:

“Hem iç pazardan hem de Avrupa’dan ithal edilen geri dönüştürülebilir hurda atıktan sadece Dernek özelinde 2022’de 1,2 milyar TL’lik ihracat geliri elde ettik. Rusya-Ukrayna arasında yaşanan gerilimin ardından enerji maliyetlerindeki artış herkesin malumu… Enerjiye bağlı üretim maliyetlerindeki artışın yanı sıra Kovid-19 sonrası neredeyse sürekli hale gelen istihdam sorunları, barınma ve işçi maliyetlerindeki yükselişler de olumsuz etkilerini sürdürüyor. Enerji ve istihdam maliyetlerindeki bu olumsuzluklar olmasaydı ihracat rakamımız 2 milyar TL’ye yükselebilirdi.”

“TÜRKİYE, AR-GE YATIRIMLARI SAYESİNDE YÜZDE 99 SAFLIKTA ÜRETİM YAPABİLİR DURUMDA”

GEKADER Kurucu Başkanı Eren, ihracat tarafında İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’ne (İKMİB) gelecek dönemde büyük görevler düştüğünü belirterek, “İKMİB ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) gibi birliklerin çalıştay buluşmalarına geri dönüşüm sektöründe ihracat yapan firmaları da dahil etmesi gerekiyor. Tespit edilen hedef ülkelerdeki pazar beklentileri analiz edilerek doğru stratejilerle Türk geri dönüşüm sektörüne bilgiler verilmeli. Böylece ihracat rakamını ikiye katlamamız mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.

Eren, geri dönüşüm sektörünün temsilcilerinin Almanya, Hollanda, İtalya, Polonya, Meksika, Kanada ve Dubai gibi ülkelerde sektör buluşmaları kapsamında yılın belirli dönemlerinde fuar ve organizasyon vesilesiyle bir araya geldiğini, Türkiye’nin bu alanda ve bu tip organizasyonlarda geri kaldığını aktardı.

Bu tarz fuar ve organizasyonların Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenmesi ve sayılarının artırılması gerektiğini vurgulayan Eren, “Türkiye, geri dönüşümde AR-GE’ye yaptığı yatırımlar sonucunda geri dönüşümden elde ettiği atıklardan yüzde 99 saflıkta üretim yapabilir durumda, birçok Avrupa ülkesini de bu manada geride bıraktı. Dolayısıyla TİM ve İKMİB gibi ilgili birliklere ve bu birliklerin içerisinde yer alan geri dönüşüm derneklerine büyük misyon düşüyor. Hayata geçirilecek yeni teşvik uygulamaları neticesinde Türkiye’nin ihracat rakamlarında artış seyredebiliriz.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE 2040’A KADAR DÜNYANIN ÜRETİM ÜSSÜ OLABİLİR”

Fatih Eren, Türkiye’nin, üretimde sahip olduğu avantajlara işaret ederek, bu avantajlar sayesinde Avrupa’nın üretim üssü olmaya aday ülkeleri arasında gösterildiğini bildirdi.

Geçmişte İpek Yolu’nda olduğu gibi Türkiye’nin, ticaretin ana üsleri arasında yer almaya devam edeceğini kaydeden Eren, “Teknolojik gelişim ve yatırım bu hızla giderse 2040 yılına kadar Türkiye bambaşka bir çehreye bürünerek Avrupa’daki birçok ülkenin üretim üssü haline gelebilir.” ifadesini kullandı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*