Her gün tükettiğiniz kanser riskini artıran 4 içecek

Uzun bir süre boyunca kanser, ölümcül sonucu olan tedavi edilemez bir hastalıktı. Ancak son birkaç on yılda kaydedilen ilerleme sayesinde, günümüzde çoğu kötü huylu hastalık, özellikle erken bir aşamada teşhis edilirse tedavi edilebilmektedir. Çeşitli kanser türlerinin başarılı tedavisi, önleyici tedbirler, erken teşhis ve tedavi ile hastaların yeterli rehabilitasyonuna dayanmaktadır. Dolayısıyla günümüzde birçok hastada kanser önlenebilmekte, tedavi edilebilmekte ve tamamen iyileştirilebilmektedir. Dünyada her yıl 10 milyondan fazla insan kansere yakalanıyor. Kanserler çok az vakada (yaklaşık yüzde 10) genetik faktörlerin sonucudur. Günümüzde kötü huylu hastalıkların çoğu, modern yaşam tarzının (yetersiz beslenme, obezite, fiziksel hareketsizlik, sigara, stres, alkol tüketimi) ve çevresel etkilerin bir sonucudur. Her gün tükettiğiniz kanser riskini artıran 4 içecek #1 Kanserle savaşmanın en iyi yolu birincil korunmadır, ne yazık ki tüm kanser nedenleri hala bilinmediğinden bu her zaman mümkün değildir. Kötü huylu hastalıklara karşı önleyici programlar arasında sigara ile mücadele, yaşam tarzı değişiklikleri (sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite) ve düzenli tarama yer alır. Yani bazı kanser türleri hastalık semptomlarının başlamasından çok önce tespit edilebilmektedir. Kanserin erken teşhisi, tam iyileşme şansını önemli ölçüde artırır ve önleyici muayenelerin önemi tam olarak budur. Bu nedenle önleyici muayeneler hayat kurtarmaya yardımcı olabilir ve gerekli tarama testlerini gerçekleştirmenin en iyi yolu yıllık muayenelerdir. Çoğu ülkede, tarama programları hasta sayısındaki artışı durdurmuş ve bazı durumlarda kanserden kaynaklanan ölümlerde azalmayı sağlamıştır. Kanseri önlemede en büyük faktör iyi yaşam tarzı alışkanlıklarıdır. Yeterli ve dengeli besenme, hareketli bir yaşam tarzı ve sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan kaçınılması kanser gelişimini büyük ölçüde önler. İşte kanser riskini artırdığı bilinen 4 içecek. Her gün tükettiğiniz kanser riskini artıran 4 içecek #2 Alkol tüketiminin kanser vakalarındaki artışı etkilediğine dair zaten birçok kanıt vardır. Alkollü içeceklerdeki ana bileşen, genellikle fermente şeker veya maya nişastasından üretilen bir kimyasal olan etil alkoldür. Alkolün tehlikeli olmasının nedenleri dokuları tahriş etmesi, kanserojen bileşiklerin vücuda girmesini kolaylaştırması ve vücutta DNA hasarına neden olmasıdır. Araştırmalar, alkol tüketmenin birkaç farklı kanser türünün gelişmesine katkıda bulunabileceğini defalarca göstermiştir. Alınan doz da önemlidir, ne kadar çok içerseniz baş, boyun, boğaz, karaciğer, meme ve kolon dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerini geliştirme riskiniz o kadar yüksek olur. Orta düzeyde alkolün bazı kalp hastalıklarına ve şeker hastalığına karşı korunmaya yardımcı olabileceğine dair bazı eski çalışmalar vardır. Ancak son araştırmalar, alkolün güvenilir bir dozunun olmadığını ve alkolden tamamen kaçınılması gerektiğini gösteriyor. Her gün tükettiğiniz kanser riskini artıran 4 içecek #3 Şeker daha fazla kanser vakası ile bağlantılıdır ve hatta bir tümörün daha hızlı ve daha agresif büyümesine yardımcı olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. ABD genelinde 118 binden fazla kadın ve erkek üzerinde yapılan 34 yıllık bir araştırma, daha fazla şekerli ürün içen kişilerin meme ve kolon kanseri de dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan ölme riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Şekerli içecekler içmek özellikle kötüdür çünkü sıvı şeker vücutta çok hızlı emilir ve sindirilir. Meyve suyu veya gazlı içecekler gibi içeceklerden şeker içtiğimizde, fruktoz hızla karaciğere girer, lif gibi sindirimi yavaşlatan ve tok hissedilmesine yardımcı olan temel besinlerden yoksundur. Temel besinlerden yoksun olduğu için şeker tüketimi gün içinde daha fazla kalori alınmasına neden olur ve bu da zamanla kilo almaya yol açar. Bu kilo alımı, meme ve kolon kanseri de dahil olmak üzere obezite ile ilişkili kanser türlerine yol açabilir. Özellikle endişe verici olan kanserin yakıt olarak şekeri kullanmayı sevmesidir ve şeker ayrıca kanserin daha hızlı ve daha agresif büyümesini tetikler. Her gün tükettiğiniz kanser riskini artıran 4 içecek #4 Neredeyse kaynama derecesinde servis edilen sıcak içecekler yemek borusu kanserine yakalanma riskini artırabiliyor. Yakın tarihli bir çalışmada, her gün iki fincan sıcak çay içen insanların, çaylarının biraz soğumasını bekleyenlere kıyasla yemek borusu kanseri risklerinin neredeyse 2 katına çıktığı görüldü. Araştırmalar, sıcak içeceklerden yemek borusu kanseri riskinin nispeten küçük olduğunu gösterese de tüketilemeyecek kadar sıcak içeceklerden kaçınmak gerekiyor. Dilinize ve yemek borunuza karşı nazik olmak ve bir fincan çay veya kahve içmeden önce birkaç dakika beklemek her zaman iyidir. Her gün tükettiğiniz kanser riskini artıran 4 içecek #5 İnsanlar ayrıca aşrıı kahve tüketimi nedeniyle kanser riskine giderek daha yatkın hale geliyor. Ancak kahvenin zararlı etkileri üzerine yapılan araştırmalar, kahve içen kişilerin sigara içme alışkanlıklarını da içermektedir. Devam eden bir çalışma, sigara içen, sigarayı bırakmış veya sigara içmemiş 1.2 milyondan fazla insanı inceliyor. Sonuçlar henüz başlangıç ​​niteliğinde, ancak araştırmacılar, günde iki fincandan fazla kahve veya çay içen üç kategorideki kişilerin akciğer kanseri riskinin arttığını gösteriyor. Kavurma işlemi sırasında kahve, kanserle ilişkili bir kimyasal salgılar. Kahve tüketilmeden önce çıkarılamayan akrilamid adı verilen kimyasal bir bileşik, yüksek dozlarda tüketildiğinde tehlikelidir, ancak kahvede küçük bir dozun vücudumuza zararlı olduğuna dair bir kanıt yoktur. Kahve ayrıca, özellikle kalbimiz söz konusu olduğunda, sağlıkla ilgili birçok faydaya da sahiptir. Yakın zamanda kafeinin kan hücrelerinin çalışma şeklini nasıl etkilediğini araştıran bir Alman araştırmacı ekibi, günde yaklaşık dört fincan kahvenin sağlıklı ve genç bir kalbi korumak için mükemmel bir miktar olabileceğini öne sürüyor.